Valimiz Mustafa MASATLI, Eşleri Esra MASATLI Hanımefendi ile birlikte; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda, Valiliğimizin ev sahipliğinde düzenlenen “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” Panel ve Çalıştay Serisi Hatay Programına katıldı.
Medeniyetlerin, inançların, kültürlerin ve lezzetlerin asırlardır aynı sofrada buluştuğu kadim şehir Hatay’ımızda gerçekleştirilen programa; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın kıymetli temsilcileri, rektörlerimiz, il protokolümüz, gastronomi dünyasının değerli isimleri, akademisyenler, sektör temsilcileri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.
Programda konuşan Valimiz Mustafa MASATLI, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda düzenlenen ve iki gün sürecek olan “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” Panel ve Çalıştay Serisi’nin ikinci buluşmasına Hatay’ımızda ev sahipliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Serinin ilk programının Gaziantep’te gerçekleştirildiğini hatırlatan Valimiz, ikinci durağın Hatay olmasının yalnızca bir program ev sahipliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu buluşmanın Hatay’ın binlerce yıllık sofra kültürünün, medeniyet hafızasının, üretim gücünün ve insanlığa söyleyecek güçlü sözünün yeniden dünyaya duyurulması bakımından son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Hatay’ın gastronomi dünyasındaki yerinin yalnızca sahip olduğu yemek çeşitliliğiyle izah edilemeyecek kadar derin, köklü ve çok katmanlı olduğunu belirten Valimiz Mustafa MASATLI, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:“Hatay mutfağı bir tarifler toplamı değildir. Hatay mutfağı; tarihin, kültürün, ticaretin, emeğin ve sofra adabının aynı kazanda kaynadığı büyük bir medeniyet hafızasıdır. Bu topraklarda sofra; insanların birbirini tanıdığı, farklılıkların muhabbetle buluştuğu, komşuluğun pekiştiği, misafirin baş tacı edildiği, ekmeğin bölüşüldüğü ve kardeşliğin en sade ama en güçlü hâliyle yaşandığı bir gönül iklimi olmuştur.”
Hatay mutfağının; İpek Yolu’nun bereketini, Akdeniz’in ferahlığını, Anadolu’nun köklü birikimini ve Orta Doğu’nun zengin lezzet mirasını aynı sofrada buluşturan eşsiz bir medeniyet mirası olduğunu ifade eden Valimiz, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dâhil edilen Hatay’ımızın; yüzlerce yıllık tarifleri, bereketli toprakları, baharatları, zeytinyağı, nar ekşisi, zahteri, künefesi, kebapları, mezeleri ve bütün bunların ötesinde paylaşma kültürüyle dünya gastronomi sahnesinde müstesna bir yere sahip olduğunu söyledi.
Valimiz Mustafa MASATLI, Hatay mutfağının yalnızca damaklara hitap eden bir zenginlik olmadığını, Türkiye’nin dünyaya sunabileceği en güçlü kültür, medeniyet ve kardeşlik mesajlarından biri olduğunu belirterek, gastrodiplomasi kavramının Hatay için yeni bir başlık olmadığını ifade etti.
Valimiz konuşmasında, “Hatay, yüzyıllardır sofrasıyla insanları buluşturan, lezzetiyle kültürleri konuşturan, ikramıyla gönüller arasında köprü kuran kadim bir gastrodiplomasi merkezidir.” dedi.
Asırların Felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremlerin Hatay’ımızda derin izler bıraktığını belirten Valimiz Mustafa MASATLI, şehrimizin taşında, sokağında, çarşısında, hanesinde ve hatırasında ağır yaralar açan bu büyük afetin ardından devletimizin bütün kurumlarıyla sahada olduğu büyük bir ihya, inşa ve imar seferberliğinin başlatıldığını ifade etti.
Valimiz Mustafa MASATLI, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’nin liderliğinde ve güçlü iradesinde yürütülen bu büyük yeniden ayağa kalkış sürecinin yalnızca konutların, yolların, altyapıların ve kamu binalarının inşasından ibaret olmadığını belirterek, “Bu süreç aynı zamanda Hatay’ın hafızasının, kimliğinin, kültürünün, üretim gücünün, çarşısının, sofrasının ve toplumsal hayatının da yeniden ihyasıdır.” ifadelerini kullandı.
Valimiz, Saygıdeğer Emine ERDOĞAN Hanımefendi’nin yerel değerlerin korunmasına, geleneksel üretim kültürünün yaşatılmasına, kadın emeğinin güçlendirilmesine, Anadolu’nun kadim mutfak mirasının dünyaya tanıtılmasına ve sürdürülebilir yaşam anlayışının yaygınlaştırılmasına yönelik ortaya koyduğu kıymetli çalışmalardan da ilham aldıklarını belirtti.
Bu ilhamla ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’nin Hatay’ımızın yeniden ihyası, inşası ve imarı noktasındaki güçlü iradesiyle Valiliğimizce yürütülen çalışmalarda yalnızca fiziki imarın değil; şehrin ruhunun, hafızasının, kültürünün, üretim geleneğinin, sofra adabının ve insanımızın hayata tutunma iradesinin de yeniden ayağa kaldırılmasının temel bir sorumluluk olarak görüldüğünü ifade eden Valimiz, gastronomiyi Hatay’ın yeniden doğuş hikâyesinin tali bir başlığı olarak değil, şehrimizin kimliğini, ekonomisini, turizmini, kadın emeğini, üretim gücünü, esnafını, sanatçısını, çiftçisini ve uluslararası tanıtım kabiliyetini besleyen stratejik bir alan olarak ele aldıklarını söyledi.
Bu kapsamda 2024 yılında ilk olarak Antakya Gastronomi Çarşısı’nın hayata geçirildiğini belirten Valimiz Mustafa MASATLI, bu çarşının yalnızca Hatay lezzetlerini ziyaretçilerin istifadesine sunan bir alan olmadığını, aynı zamanda depremle derin yaralar alan şehrimizde sosyal hayatın yeniden canlanmasına, vatandaşlarımızın iyi olma hâline, esnafımızın üretime dönmesine, ustalarımızın maharetini yeniden sergilemesine ve Hataylıların aynı sofrada yeniden buluşmasına katkı sağlayan güçlü bir merkez olduğunu kaydetti.
Antakya Gastronomi Çarşısı’nın, depremlerin yaralarını saran vatandaşlarımızın yeniden nefes aldığı, umut bulduğu, üretime katıldığı ve Hatay’ın kadim sofra kültürünün geleceğe taşındığı güçlü bir buluşma noktası olarak hayata geçirildiğini ifade eden Valimiz, Hatay Kültür Sanat Çarşısı’nın da bu süreçte önemli bir çalışma olarak şehre kazandırıldığını belirtti.
Valimiz Mustafa MASATLI, Hatay Kültür Sanat Çarşısı’nın yalnızca fiziki bir mekân olmadığını vurgulayarak, deprem dolayısıyla ilimizden ayrılmak durumunda kalan, Kültür ve Turizm Bakanlığımızca tescillenmiş ve Hatay’ımızı temsil edecek nitelikteki sanatçılarımıza burada yer verildiğini söyledi.
Bu çarşıyla şehrimizin kültürel hafızasını taşıyan sanatçılarımızın yeniden Hatay’la buluşturulduğunu, üretimlerini sürdürebilecekleri güvenli, görünür ve kalıcı bir alan oluşturulduğunu ifade eden Valimiz, çarşı içerisinde yer alan restoranlarla gastronomi değerlerimizin de ziyaretçilerin istifadesine sunulduğunu belirtti.
Valimiz, böylece kültür, sanat ve gastronominin aynı çatı altında buluşturularak Hatay’ın çok katmanlı medeniyet birikimini yaşayan, üreten ve ziyaretçilerine aktaran güçlü bir merkez oluşturulduğunu ifade etti.
Hatay’ın kadim sofra mirasını koruma noktasında üzerinde hassasiyetle durulan bir diğer başlığın coğrafi işaret çalışmaları olduğunu belirten Valimiz Mustafa MASATLI, 5 Şubat 2023 tarihinde 25 olan coğrafi işaretli ürün sayımızın bugün itibarıyla 70’e yükseltildiğini ve Hatay’ımızın bu alanda Türkiye üçüncüsü konumuna taşındığını söyledi.
Valimiz konuşmasında coğrafi işaret çalışmalarının önemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Coğrafi işaret yalnızca bir tescil belgesi değildir. Coğrafi işaret; bir ürünün hikâyesidir, bir toprağın kimliğidir, bir kültürün hafızasıdır, üreticinin emeğine verilen değerdir. Biz bu çalışmalarla yalnızca ürünlerimizi tescillemiyoruz. Aynı zamanda Hatay’ın gastronomi hafızasını kayıt altına alıyor, üreticimizin emeğini güvenceye alıyor, yerel değerlerimizin taklit edilmesini önlüyor, şehrimizin marka değerini yükseltiyor ve Hatay mutfağını ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşıyoruz.”
Kadın emeğinin Hatay’ın gastronomi vizyonunun en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten Valimiz Mustafa MASATLI, Hatay mutfağının asıl hafızasının kadınlarımızın ellerinde, dualarında, sabrında ve sofrasında yaşadığını ifade etti.
Valimiz, bu şehrin ölçüsünün, lezzetinin, bereketinin ve sofra terbiyesinin en çok kadınlarımızın emeğiyle kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirterek, bu anlayışla kadın kooperatiflerinin özel olarak desteklendiğini söyledi.
Valimiz Mustafa MASATLI, kadın kooperatifi sayısının 35’ten 53’e yükseltildiğini ve Hatay’ımızın bu alanda Türkiye birincisi konumuna taşındığını ifade ederek, kadınlarımızın el emeğini, alın terini, yöresel ürünlerini ve üretim kabiliyetlerini daha güçlü bir marka çatısı altında buluşturmak amacıyla HayatHatay üst markasının hayata geçirildiğini belirtti.
HayatHatay’ın yalnızca bir marka çalışması olmadığını ifade eden Valimiz, bu marka çatısı altında kadınlarımızın ürettiği yöresel ürünleri daha görünür kılmanın, üretimden pazarlamaya uzanan süreci daha kurumsal hâle getirmenin, yerel değerlerimizi daha güçlü bir kimlikle tanıtmanın ve Hatay’ın gastronomi ürünlerini ulusal ve uluslararası pazarlarda hak ettiği yere taşımanın hedeflendiğini söyledi.
Valimiz Mustafa MASATLI, bu vizyonun önemli adımlarından biri olarak Belen’deki tarihî kervansarayın restore edilerek HayatHatay Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı’nın kurulduğunu belirtti.
Hatay’da gastronomi alanında yürütülen çalışmaların ortak amacının Hatay’ın kadim sofra mirasını korumak, üreticimizin emeğini büyütmek, kadınlarımızın alın terini değere dönüştürmek, sanatçımızı ve ustamızı yeniden şehriyle buluşturmak, yerel ürünlerimizi markalaştırmak ve bu büyük medeniyet mirasını dünyaya güçlü bir şekilde tanıtmak olduğunu ifade eden Valimiz, konuşmasında şu sözlere yer verdi:
“Antakya Gastronomi Çarşısı’ndan Hatay Kültür Sanat Çarşısı’na, coğrafi işaret çalışmalarından kadın kooperatiflerine, HayatHatay markasından Belen’deki Kadın Emeği Yöresel Ürünler Pazarı’na kadar ortaya koyduğumuz bütün çalışmaların ortak amacı aynıdır: Hatay’ın kadim sofra mirasını korumak, üreticimizin emeğini büyütmek, kadınlarımızın alın terini değere dönüştürmek, sanatçımızı ve ustamızı yeniden şehriyle buluşturmak, yerel ürünlerimizi markalaştırmak ve bu büyük medeniyet mirasını dünyaya güçlü bir şekilde tanıtmak.”
Valimiz Mustafa MASATLI, iki gün boyunca gerçekleştirilecek panel ve çalıştaylarda ortaya konulacak fikirlerin, yapılacak değerlendirmelerin ve paylaşılacak tecrübelerin Hatay’ımız için çok değerli sonuçlar doğuracağına inandığını belirtti.
Akademisyenlerin, sektör temsilcilerinin, şeflerin, iletişimcilerin, üreticilerin ve tüm paydaşların katkılarıyla Hatay mutfağının tarihsel birikiminin, güncel dinamiklerinin ve uluslararası tanıtım imkânlarının çok daha güçlü bir zeminde ele alınacağını ifade eden Valimiz, programın Hatay’ın gastronomi mirasının daha güçlü tanıtılmasına, gastrodiplomasi alanında ülkemizin ortaya koyduğu vizyonun daha ileriye taşınmasına ve şehrimizin yeniden doğuş hikâyesinin dünyaya daha doğru, daha etkili ve daha güçlü anlatılmasına katkı sunacağına yürekten inandığını söyledi.
Valimiz Mustafa MASATLI konuşmasının sonunda, “Türkiye’nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras” Panel ve Çalıştay Serisi Hatay buluşmasının şehrimize, ülkemize ve gastronomi dünyamıza hayırlı olmasını dileyerek, programın düzenlenmesinde emeği geçen Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımıza, Hatay Büyükşehir Belediyemize, Hatay Mustafa Kemal Üniversitemize, İskenderun Teknik Üniversitemize, katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara, değerli panelistlere, akademisyenlere, sektör temsilcilerine ve Hatay’ın sofra mirasını yaşatan bütün emek sahiplerine teşekkür etti.